Aile ve Çift Terapisi

Bireylerin diğer insanlarla kurdukları ilişkiler, ruh sağlıkları ve duygusal doyumları açısından çok önemlidir. Özellikle ebeveyn, eş ve çocuklar gibi kişilerle kurulan yakın ilişkilerde bu daha fazla önem kazanır. Bu yakın ilişkilerde çiftler veya aileler zaman zaman çatışmalar, zorlu ve sıkıntılı dönemler yaşayabilirler ve böyle dönemlerde destek alma ihtiyacı duyabilirler.

Bu desteğe ihtiyaç duyulabilecek sık karşılaşılan durumlar:

İLETİŞİM PROBLEMLERİ

Derin üzüntülere sebep olan sık sık tartışma, problemlerin çözümünde zorluk çekme, tartışma sırasında sık sık yanlış anlaşılmalar yaşama, anlaşmazlıkları spesifik problemler olarak değil de geniş çaplı problemlerin sembolleri olarak görme (sevgi, saygı gibi temel temalar) ve diğer eşin olumlu davranışlarını hata olarak değerlendirme gibi sorunlar bu problemler içerisindedir.

AYRILMA/BOŞANMA

Evliliği (ya da ilişkiyi) bitirme düşüncesinin hakim olması, ilişkide yaşanan hoşnut olmayan durumlardan dolayı kişinin evden ayrılarak başka bir yerde yaşamaya başlaması, ayrılma/boşanma ya da çocukların velayeti için dava açılması, çocukların iyi bir yaşam koşuluna sahip olmaları konusunda kafa karışıklığının olması, evliliğin (ya da ilişkinin) bozulması konusunda ruhsal çatışma yaşanması, ilişki kaybına bağlı olarak depresyon yaşanması gibi sorunlar bu problem içerisinde yer alır.

SADAKATSİZLİK

Eşlerden birisinin, ilişkinin açık ya da kapalı beklentilerini ihlal ederek eşinden bir başka kişiyle samimi bir şekilde zaman geçirme, duygu ve düşünce paylaşımını içeren cinsellik içeren ya da içermeyen davranışlarda bulunmasıdır.

GÜVENSİZLİK/KISKANÇLIK

Eşinin sevgi, dikkat ve ilgi kaybının bir başkasından dolayı olması konusunda duyulan endişeleri, eşlerden birisinin bir başka kişiyle sözlü ya da fiziksel olarak samimi olmasından dolayı obsesif düşüncelerinin ve sık sık suçlamalarının olmasını içerir.

Bu endişe ve düşüncelerden dolayı bulunulabilecek davranışlar arasında; eşini faaliyetlerini izleme, eşinin faaliyetlerini kontrol altına alarak kısıtlamak, eşine karşı öfke duymak ve yeterince sadakat ya da ilgi göstermemesi, eşinin güvenilir ve dürüst olmamakla suçlama, depresif duygulara sahip olma, yalnız kalmaktan korkma ve başa çıkamama söylenebilir.

Bu düşünce, davranış ve duygulara eşlik edebilecek belirtiler ise; uyku bozukluğu, kalp çarpıntısı, göğüs sıkışması, terleme, nefes darlığı, baş dönmesi, titreme ve mide bulantısıdır.

EŞLERİN EBEVEYNLERİNİN MÜDAHALELERİ

Eşlerin anne/babasının, çiftin evliliği/ilişkileri ile konular hakkında kendi inançlarını empoze etmeye çalışmalarıdır. Çiftler sınırlarının aşıldığı gerekçesiyle tartışmalar ve anlaşmazlıklar yaşarlar. Çocuklar bu müdahaleleri tutarsızlık olarak algılar ve duygusal-tepkisel davranışlar sergilemeye başlarlar.

AŞK/SEVGİ KAYBI

Kişinin eşine karşı ilgisini/sevgisini/aşkını nadir ifade etmesi ya da hiç etmemesi, kişinin eşine olan aşkını sorgulaması, kişinin eşiyle fiziksel ve duygusal yakınlaşmaları sırasında eşine karşı hiçbir şey hissetmemesi, kişinin eşine karşı düşüncesiz ve anlayışsız davranması, çiftin nadiren cinsel ilişkilerinin olması, kişinin eşiyle her türlü aktivitelerinde az zaman geçirmesi, geleceğe ilişkin kişinin eşiyle ilgili plan yapmaması gibi durumları içermektedir.

ANLAYIŞSIZLIK

Eşlerden birisi ya da her ikisinin de kendi davranış, inanç, görüş, duygu ve tutumlarının doğru olduğu ve diğer eşin davranış, inanç, görüş, duygu ve tutumlarının yanlış olduğunu kabul eden sürekli katı bir tutum içerisinde bulunmasıdır.

KİŞİSEL FARKLILIKLAR

Eşlerden birisi içe dönükken diğerinin dışa dönük olması, birisi kararlıyken diğerinin pasif kalması, birisi sosyalken diğerinin yalnız kalmayı tercih etmesi, eşlerin birbirlerine karşı duydukları ilgilerini/aşklarını ifade ediş biçimlerinin farklı olması… gibi durumları içermektedir.

EĞLENCE AKTİVİTELERİ ANLAŞMAZLIĞI

Eşler tarafından paylaşılan boş zaman aktiviteleri seçiminde anlaşmazlık yaşanmasıdır. Eşler birbirlerinin kişisel eğlence aktivitelerinden zevk almayabilir veya katılamayabilirler.

EBEVEYNLİĞE GEÇİŞ ZORLUKLARI

Ebevyenler arasında bebek bakımı ile ilgili anlaşmazlıkların olmasıdır. Örneğin; uyutma, beslenme, oynama ve ağladığında ilgilenme gibi. Eşler birbirlerine destek olamazlar, paylaşılması gereken sorumluluklar ile ilgili anlaşmazlık yaşarlar. Kimi durumlarda ise çift çocuğun doğumundan sonra cinsel ilişkiye girme konusunda zorluklar yaşar.

ORTA YAŞA GEÇİŞ PROBLEMLERİ

Orta yaşa geçiş döneminde eşlerden birinde ya da her ikisinde; depresif ruh hali, sinirlilik, ağlama nöbetleri, uyku düzensizlikleri, iş ve eş ile ilgili çatışmalar, fiziksel çekicilik konusunda eksik hissetme görülebilir.

FİNANSAL ÇATIŞMALAR

Eşler tarafından harcanan/harcanacak para üzerinde anlaşmazlıklar yaşanmasıdır. Bununla birlikte; eşlerin birbirlerinin kazandıkları para miktarı konusunda birbirini suçlaması, para biriktirme konusunda anlaşmazlık yaşamaları ve eşlerden birisinin rızası/bilgisi olmadan diğerinin para harcaması da bu durumlara dahil edilebilir.

EMEKLİLİK DÖNEMİNDE YAŞANAN PROBLEMLER

Emeklilikle ilgili kaygı ve depresyonun yaşanmasıdır. Evde roller ile ilgili anlaşmazlıklar ve karmaşalar da yaşanabilir.

DEĞİŞEN YAŞAM KOŞULLARI

Adaptasyon gerektiren bir çevresel olay sonrasında (taşınma, ciddi bir hastalık…) eşlerden birinin ya da her ikisinin de sıkıntı yaşamasıdır. Birbirlerine destek olma konusunda yetersiz kalabilirler veya diğer eş tarafından yetersiz algılanabilirler.

AİLE İÇİ ŞİDDET/ÖFKE

Aile içi şiddet/öfke; bir kişinin eşine, çocuklarına, anne babasına, kardeşlerine ve/veya yakın akrabalarına yönelik uyguladığı her türlü saldırgan davranıştır. Bu tanıma sadece kaba kuvvet içeren davranışlar değil; aşağılamak, tehdit etmek, ekonomik özgürlüğünü kısıtlamak ve yoksun bırakmak gibi şiddet gören kişinin kendisine olan saygısını, kendisine ve çevresine olan güvenini azaltan, korku duymasına sebep olan pek çok davranış da girer.

Aile içi şiddetin, ailenin her bireyi üzerinde kısa ve uzun vadede ciddi ölçüde birçok yıkıcı etkisi olur.

PSİKOLOJİK İSTİSMAR

Yalnızken veya başkalarının yanında kişinin eşine/çocuğuna hakaret etmesi, aşağılayıcı ve onur kırıcı biçimde davranmasıdır. Fiziksel görünümüyle ilgili aşağılayıcı yorumlar yapma, kısıtlamalar getirme, tehdit etme… gibi birçok olumsuz yorum ve davranış psikolojik istismar kapsamına girer.

CİNSEL İŞLEV BOZUKLUKLARI

Karşılıklı ilgi ve saygıya dayalı bir ilişkiye rağmen; cinsel istek, uyarılma, doyuma ulaşma veya cinsel ilişki sırasında çeşitli problemler yaşanmasıdır.