Hayatımızın daha ilk yıllarında oluşan bağlanma biçimleri ve sorunları, birçok şeyi olduğu gibi yetişkinliğimizdeki bağlılık duygularımızı da etkilemektedir.
Her insanın bağlılık duygusuna ihtiyacı vardır. Bağlılığı genel bir anlamda, yakınlık kurmak ve sevgi duygusu ile açıklayabiliriz. Peki, bağımlılık nedir? Bağlılık nerede biter, bağımlılık nerede başlar? Bağımlılık; ihtiyaç hissedilen kişi ve nesneler için bağlılık duygusunun ötesinde, hayatın devamı için vazgeçilmez olma duygusudur. Bağlılıkta kişisel özgürlük sınırlarımız vardır ve belirlidir ancak bağımlılıkta kişisel özgürlük sınırları yoktur. Daha basit bir anlatımla, ayırıcı nokta; insanın kendini bağlı hissetmesi sağlıklı bir duygu ve ihtiyaçtır ancak bağlı olduğu nesne ya da kişi olmadığı zaman hayatını devam ettirmesine engel olmaz.
Burada alışkanlık kavramına da değinmek gerekir. Alışkanlık, günlük hayatımızda otomatikleşmiş şeyleri anlatır. Günlük yaşamımızda tekrarların olması, bildik tanıdık bir düzen içinde olmanın verdiği güvence aslında bir konforu da beraberinde getirir. Ancak eğer alışkanlarımızı gerçekleştirirken bir engellenmeyle karşılaştığımızda aşırı bir huzursuzluk yaşıyorsak; alışkanlığımız bağımlılığa dönüşmüş olabilir.
Mantığın, aklın ve sonunu bilmenin yetmediği yerdir aslında bağımlılık. Tam da bu sebepten insana zarar verebilir. Kişi, bir maddeye bağımlıysa toplumdan ve önceki çevresinden dışlanır; bir kişiye bağımlıysa, sevgilisi ya da imkansız aşkı sebebiyle yine sosyal çevresinden kopup izole olabilir. Burada anlamamız gereken önemli nokta, bağımlı olunan şeyin bir kişi ya da madde olmasının önemli olmadığıdır. Önemli olan şey, bağımlı olma halidir. Çünkü bu yaşamımızın çok erken yıllarında oluşmuş sorunlara dayanmaktadır ve bağlanma sorunlarına işaret etmektedir.
Bağımlı bir aşk yaşayan insanın da madde bağımlısı bir kişinin de gerçeği değerlendirmesi değişik ölçülerde bozulur. Burada da aslında esas konu, kaçıştır. İçinde acıları da barındıran “gerçek”ten kaçış… Bu kaçış, kimi zaman inkarla ya da yansıtmayla da kendini gösterebilir. … olsa maddeyi bırakacaktır, … olsa sevgilisi ona geri dönecektir. Yine burada kişinin farkında olması gereken; bunların hepsinin aslında kaçıştan kaynaklanmasıdır. Bağımlı olan kişi, hem acıdan kaçar hem de hazdan vazgeçemez.
Peki, bağımlıysak ne yapacağız? Önce fark edeceğiz, sonra kabul edeceğiz ve daha sonra çözüm için yardım alacağız.
- Bu yazıyı bağımlılık için bir giriş yazısı olarak yazdım, değinilmesi ve detaylandırılması gereken konu içinde pek çok konu var. Sosyal medyadan bana sorduğunuz sorulardan da feyz alarak onlarla ilgili de yazacağım. Görüşmek üzere 🙂
